XII. yüzyılın sonları ile
XIII. yüzyılın ortalarında İran coğrafyasında yükselen Kert Hanedanı, tarih
sahnesine Herât ve çevresini yöneten melikler olarak çıkmıştır. Hanedanın temelleri,
Gur Sultanı Gıyâseddin Muhammed b. Sâm’ın veziri İzzeddin Ömer Merâganî ve
kardeşi Tâceddin Osman Merâganî’nin siyasî faaliyetleri sayesinde atılmış;
Rükneddin Muhammed Kert ve torunu Melik Şemseddin Kert, Moğollara
bağlılıklarını bildirmek suretiyle hanedanı kurarak bölgesel siyasî arenada
yerlerini almışlardır. Kertler, Moğol hâkimiyeti altında Horasan’ın idaresini
üstlenmiş, zaman zaman İlhanlıların, zaman zaman da Çağataylıların hizmetinde
bulunarak hayatta kalmayı başarmışlardır. Ancak bu süreç kolay olmamış,
kardeşler arası çatışmalar ve iktidar mücadeleleri Kert meliklerini sürekli bir
dikkat ve strateji içinde hareket etmeye zorlamıştır. Bağımsızlık arzusu
Kertler için daima ön planda olmuştur. İlhanlılar içindeki siyasi kaostan
yararlanarak kısa süreli bağımsızlıklarını kazanabilmişler, ancak Timur’un
yükselişiyle tekrar bağımlı konuma gelmişlerdir. Gurîlerin isyanlarına
verdikleri destek ise onların tarih sahnesindeki son bağımsızlık çabalarını
simgelemektedir. Herât’ı sadece bir idare merkezi olarak değil, aynı zamanda
bir kültür ve imar merkezi olarak geliştiren Kertler, şehirdeki uzun vadeli
kalkınma ve kültürel faaliyetlerin temelini atmış; böylece şehir, ilerleyen
süreçte Timurlular döneminde bir kültür merkezi hâline gelmiştir. Kert
Hanedanı, Herât tarihini nesilden nesile aktarmış ve İran kültürünün korunup
geliştirilmesinde örnek bir rol oynamıştır.